Güncel Sağlık Hizmetlerinin Sınırları Nedir?
Sürdürülebilirlik : Sağlık Hizmetlerinde bir kriz mi?
CAM (Tamamlayıcı ve Alternatif Tıbbın ingilizce kısaltması) ve günümüz batı tıbbının yaklaşımları arasındaki temel farklılıklar, birbirleriyle kıyasla ne derece etkili olduklarıyla ilgili karmaşa ve fikir ayrılığından kaynaklanır. CAM uygulamalarının çoğu (bu her ne kadar akupunktur gibi CAM uygulamaları için geçerli olmasa da), fiziksel belirtileri ortadan kaldırmada modern batı tıbbıyla boy ölçüşemezken; modern batı tıbbında da kişisel odaklanma, hayat tarzı farkındalığı ve bedenin kendi kendini tedavi etme yeteneğini ortaya çıkaran ve daha başından yüksek sağlık düzeyini muhafaza etmeyi sağlayan uygulamalar eksiktir. Batı tıbbı özellikle, doktora gidilmesinin en önemli nedenlerinden olan artan stres kaynaklı belirtilerle baş etmede oldukça zayıf kalır.
Doktora giden hastaların %80 veya daha fazlasının gösterdikleri fiziksel belirtilerin çoğunun altında duygusal sorunların bulunduğu genel kabul gören bir gerçek. Genellikle bir doktorun iş yükü ve eğitimi, sorunların altında yatan bu duygusal problemlerle baş etmesi için yetersiz kalır. Doktorlar, duygusal problemleri olan hastalarla karşılaştığında, danışmanlık desteğinin ya olmamasından ya da çok daha uzun bir bekleme süresi gerektireceğinden, mevcut belirtilerle başa çıkabilmek için kendilerini antidepresan vermekle yükümlü hissediyorlar.
Danışmanlık yerine verilen ilaçlar için bkz: http://news.bbc.co.uk/2/hi/uk_news/wales/3721711.stm
İlaç şirketleri yeni bir ilacı piyasaya sürmek için harcadıkları yatırımı kurtarmak için (ki bu yaklaşık 60 milyon $ civarında varsayılır), mevcut ilaçlar için yeni kullanım alanları aramaya ve doktorlara bunların aktif şekilde propagandasını yapmaya başlar. Zaten doktorlar da, büyük ilaç şirketlerinin ileri sürdüğü iddiaları ve tavsiyeleri bağımsız olarak değerlendiremeyecek kadar güçsüz bir pozisyondadır. Sonuç olarak aynı ilaçlar, artık PMS gibi başka hastalıklar için de kullanılmaya başlanır...
Bkz: PMS'i tedavi etmek için Prozac kullanılmasıyla ilgili haber: http://news.bbc.co.uk/2/hi/health/946753.stm
İngiltere'de antidepresan kullanım oranı hızlı bir şekilde artıyor. Yaşlanan ve küçülen 55 milyonluk bir nüfusa rağmen, 1991 ve 2001 yılları arasında antidepresan kullanımı yılda 9 milyondan, yılsa 24 milyona kadar yükselmiştir.
Kullanılan antidepresan sayısı o kadar yüksek seviyelere ulaşmıştır ki, ülkenin içme suyu kaynaklarına sızmasına bile sebep olmuştur. Hükümetin çevreyle ilgili gözü kulağı olan Çevre Ajansı (Environment Agency), Prozac'in hem nehir sistemlerinde hem de içme suyu rezervi olarak kullanılan yeraltı sularında görülmeye başladığını ortaya çıkarmıştır. Bu kimyasallara düşük dozda ancak uzun süreli maruz kalmanın etkileri henüz bilinmemektedir.
Bkz: "İçme suyunda Prozac bulundu": http://news.bbc.co.uk/2/hi/health/3545684.stm
Anti depresanlarla ilgili güvenlik ve bağımlılık konuları, şu anki seviyesiyle hastalara verilmesi alışkanlığının ciddi bir kaygı sebebi olduğunu garantileyecek kadar ikna edicidir.
Bkz: Antidepresan bağımlılık uyarısı http://news.bbc.co.uk/2/hi/health/1382551.stm
Bkz: Prozac, "intihara" sürükleyebilir http://news.bbc.co.uk/2/hi/health/758763.stm
Mind, İngiltere'de zihin sağlığıyla ilgili tavsiye ve rehberlik sunan en önemli hayırsever kuruluştur:
"...Bu sebeple, daha az ciddi depresyon vakaları için alternatif ilaçsız terapilerin araştırılması hayati önem taşımaktadır."
Sophie Corlett, Mind'ın yöneticisi
“Yeni Çağ” Terapileri - Geleceğe Dönüş

Reiki, Biyoenerji ve EFT gibi "Biyo-alanı terapileri"ne olan popüler ilgi oldukça yeni olmasına rağmen, bu yöntemlerin bir çoğu aslında insan anlayışının ve şifacılığının binlerce yıllık geleneksel kaynaklarından doğmuştur.
Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp için Amerikan Ulusal Sağlık Merkezi (NCCAM -The US National Institutes of Health Center for Complementary and Alternative Medicine) enerji tıbbını iki temel kategoride sınıflandırmıştır; biyo-alanı terapileri ve biyo-elektromanyetik bazlı terapiler.
Biyo-alanı terapileri NCCAM tarafından insan vücudunu çevreleyen ve iç içe geçen enerji alanlarını etkileyen terapiler olarak tanımlanmıştır. Bu terapilerin tamamı dokunma veya ellerin biyo-alanların üstüne konması veya içinden geçirilmesinden ya da bu alana yaklaştırılmasından oluşur.
Genellikle bu tür bir yaklaşımı, doğunun kadim şifacılık ve ruhsal gelişim sistemleriyle ilişkilendiriyoruz.
Geleneksel Çin Tıbbı, 4000 yıl ve fazlasına dayanan geniş kültürel sürekliliğiyle, meridyenler ve akupunktur noktalarıyla ve bunların etkiledikleri organların yanı sıra teşhis, tedavi ve önlem konularında detaylı yaklaşımlarıyla, insanın sübtil enerji anatomisinin (veya biyo-alanının) kapsamlı bir analizini içerir.
Ayurvedik tıp ve yoga gibi kişisel ve ruhsal gelişim sistemleri şeklindeki geleneksel Hint sistemleri de, çakralar ve sübtil enerji vücuduyla ilgili bir anlayış ve bunlarla çalışmak için güçlü teknikler geliştirmişlerdir.
Giriş